Kesinlik, tepki ve ortak nefes.
Klasik orkestradan caz-fusion’a, post-rock’tan stüdyo ve görsel proje müziğine uzanan sahne dünyası.

Sahne, İşbirliği ve Yaratıcı Projeler
Sahneye çıkmayı hiçbir zaman yalnızca bir eseri baştan sona çalmak olarak görmedim. Benim için sahne, haftalarca hatta aylarca yapılan çalışmanın birkaç dakika içinde sınandığı; dikkatin, tekniğin ve karakterin aynı anda görünür hâle geldiği bir yer. Bir bakıma ibadet gibidir: Öncesinde hazırlık, sırasında tam bir yoğunlaşma, sonrasında ise insanın kendisiyle baş başa kaldığı sessiz bir hesaplaşma vardır.
Koç Üniversitesi Orkestrası’nda lead keman olarak çalmak bana, birinci kemanın yalnızca daha görünür bir parti olmadığını öğretti. Ana melodiyi taşırken orkestranın geri kalanını da duymak, kendi girişini düşünürken bütün yapının nereye gittiğini takip etmek gerekir. Sorumluluk yalnızca doğru notaları çalmak değildir; zamanlamayı, enerjiyi ve topluluğun ortak nefesini taşımaktır. Birinci keman olmak, bazen herkesten daha fazla duyulmak değil, herkesi biraz daha fazla dinlemektir.
Bu disiplinin karşısında grup müziği bana başka bir refleks kazandırdı. Bilinç Akışı’nda keman çalarken klasik melodiyi doğaçlama, uzun yükselişler ve atmosferik katmanlarla yeniden düşünme fırsatı buldum. Post-rock, acele etmeden gerilim kurmayı öğretti. Bazı müzikler ilk cümlede kendini açıklamaz; sabırla büyür, tekrarlarla yoğunlaşır ve ancak doğru anda açılır. TenTene’yi kurarken ve grubun kemancılığını üstlenirken ise bir topluluğun yalnızca müzikal değil, pratik olarak da nasıl inşa edildiğini gördüm. Kadıköy’de verdiğimiz konser, sahne üzerindeki enerjinin prova odasında kurulmuş güvene ne kadar bağlı olduğunu hatırlatan anlardan biriydi.
Klasik müzik bana kesinliği verdi. Caz ve fusion, reaksiyon hızını, armonik merakı ve vurgunun bazen notanın kendisinden daha önemli olabileceğini öğretti. Post-rock katmanı, sabrı ve atmosferi; farklı topluluklarda çalmak ise tek bir müzikal kimliğe kapanmadan, her türün kendi diline saygı duymayı öğretti. Türler arasında geçmek benim için karakter değiştirmek değil. Aynı müzikal zihnin farklı odalarda konuşması.
Sahneyle ilgili en iyi hatıralarımdan biri, Koç Orkestrası’nın Mayıs 2025 yıl sonu konserinden. Repertuvardaki bazı parçalar, özellikle First Be a Woman, bir süre sonra yalnızca çaldığım eserler olmaktan çıkmış; orkestradaki kimliğimin bir parçasına dönüşmüştü. O konserden önce oktavları, geçişleri ve bütün partiyi defalarca çalışmıştım. Sonra son derece kemancıya özgü bir ayrıntıya takıldım: sol el tırnaklarım.
Tırnak kesme işini yaklaşık üç saatlik bir operasyona dönüştürdüm. Dışarıdan bakıldığında gereğinden fazla; kemancı açısından ise neredeyse bilimsel bir hassasiyet. O gece sahneye çıktığımda seyirciyi, salonu ve dışarıdaki bütün gürültüyü bir süreliğine kaybettim. Yalnızca partiyi, parmakların temasını ve yayın akışını duyuyordum. Özellikle en çok zorlandığım parçayı, prova odasında aradığım yoğunlukla çaldım. Sahnenin benim için anlamı tam olarak budur: hazırlığın, doğru anda kendiliğindenmiş gibi görünmesi.
Bugün farklı türler ve yaratıcı disiplinler arasında çalışmaya açığım. Konser ve etkinlikler, orkestra ve grup projeleri, stüdyo kayıtları, konuk kemancılık, caz-fusion ve deneysel çalışmalar, post-rock, film ve görsel proje müzikleri ilgi alanımda. Bir besteciyle birlikte keman partisi geliştirebilir, var olan bir parçaya yaylı yaklaşımı önerebilir veya stüdyoda doğaçlama üzerinden parçanın ihtiyacı olan dili arayabilirim. Podcast, söyleşi ve medya çalışmalarına; eğitim kurumlarıyla, sanatçılarla ve kültür projeleriyle yapılacak işbirliklerine de açığım.
ARSLAN CLASSICS — Academy of Music & Arts büyürken, yalnızca öğrencilere değil; kurumun eğitim ve sanat anlayışıyla gerçekten bağ kurabilecek öğretmenlere ve müzisyenlere de açık bir yapı kurmak istiyorum. Akademide ders vermek, atölye yürütmek veya ortak bir proje geliştirmek isteyen profesyoneller benimle doğrudan iletişime geçebilir.
Bir projeyi kabul ederken yalnızca repertuvara bakmam. Ekibin ciddiyeti, müzikal seviyesi, prova disiplini, kurumsal güvenilirlik, teknik koşullar, mekân ve bütçe benim için önemlidir. Hazırlıksız, son dakika veya provasız sahne teklifleriyle çalışmam. Playback, yalnızca dekoratif bir kemancı görüntüsü isteyen işler ve karşılığı belirsiz “görünürlük” vaatleri de ilgilendiğim çalışma biçimleri değildir.
İstanbul merkezli sahne ve stüdyo projelerine açığım. Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve uluslararası çalışmalardan gelen ciddi teklifler de kapsam, seyahat, prova ve üretim koşulları açık biçimde konuşulmak kaydıyla değerlendirilebilir.
Çünkü iyi bir işbirliği, bir müzisyenin başka bir projeye yalnızca ses eklemesi değildir. İyi bir işbirliğinde herkes müziğin sorumluluğunu paylaşır.
Orkestra, grup ve prova odası.




Müzik, bütünü dinleme işidir.
“Seninle aynı orkestrada yer alıp ortak parçalarda sahne almak güzeldi, müzik bilgine ve eğitimine güvenim tam.”
“Seninle sahnede bulunmak çok keyifliydi, hala heyecanımızı hatırlıyorum. Orkestrada da hiçbir provada ne bir hatanın düzeltildiğini ne de bir disiplinsizliğini gördüm. Eğitiminde de aynı beceriyi göstereceğimden şüphem yok.”
“Giray keman konusunda kendini geliştirmiş, özellikle klasik repertuara hakim bir müzisyen. Kendinizi geliştirmek istiyorsanız ona güvenebilirsiniz.”
“Giray’ın en sevdiğim tarafı, güçlü bir klasik altyapısı olmasına rağmen kendisini tek bir müzik diline kapatmamasıydı. Grubun neye ihtiyacı olduğunu dinliyor, gerektiğinde yön veriyor, gerektiğinde de geri çekilip bütünü destekliyordu. Provalarda toparlayıcı, iletişimde ise samimiydi.”
Konser, sahne veya yaratıcı bir proje mi?
Teklifinizin tarihini, bağlamını, prova ihtiyacını, teknik koşullarını ve bütçesini açıkça paylaşın.